İŞ DÜNYASINDA ZİRVEYE GİDEN YOL - Marshall Goldsmith, Mark Reiter.

Marshall Goldsmith, dünyanın en çok tanınan ve kazanan yönetici koçlarından birisi.  Hal böyle olunca, Marshall deyince akla ilke gelen kitaplarından birinin özetini paylaşmak uygu olur diye düşündüm.  

Kitabın orijinal adı süper: “Seni, buraya getiren, öteye götürmez”. Mesaj o kadar güçlü ki, tam da kitapta anlatılan şeyin özeti. Maalesef MediaCat, kitabın adını Türkçe ’ye çevirirken satış derdine fazla düşmüş. Hâlbuki ki nasılsa satacak, Marshall bu.

Neyse konuya odaklanacak olursak. Marshall bu kitapta, kulağı tersten göstermiş. Başarılı olacak yöntemlerden daha çok, hangi alışkanlıklar bırakılmalı, bunlardan 20 adedini saymış. Değiştirme yöntemlerini de söylemiş.

Bir yönetici koçu temelde iki şey yapar:
  1. Gelişecek yetkinliklerin/alanların bulunmasına yardımcı olur.
  2. Terk edilecek davranışları, zararlı davranışları ortaya çıkarır.
Tabi ikincisini sadece kendine güvenen, iyi koçlar yapabilir. Sıradan koçlar hep tatlı konuları konuşma meyillindedir. Hâlbuki ki yöneticiler iyi bir geri bildirimi hakkederler. Tabi iyi bir geri bildirim vermek için, yönetici ile derinlemesine çalışmak ve iş süreçlerine hakim olmak gereklidir. Bir de yöneticiyi iş ortamında görmek ve iş arkadaşları ile de görüşmek gereklidir.  Marshall da, yöneticinin yakın çalışma arkadaşları ile görüşerek, yönetici koçluğunu farklı bir noktaya taşıyanlardan…

Marshall bu kitapta ne yapmış? En çok geri bildirim verdiği, en sık karşılaştığı kötü alışkanlıkları 20 başlık altında toplamış, örnekleri ile sıralamış.  Ben ne yapacağım? Bu 20 başlığı buraya sıralayarak, kitabın satışına olumsuz katkı yapmayacağım. Onun yerine bu yirmi konuyu dört ana başlığa topladım onu paylaşacağım. Detayını merak eden, satın alsın lütfen. Satın almaya değer.

  • İletişimde sertlik  
  • Hırsı abartmak
  • Olanı gözlemleyememek
Biraz açalım:

  • İletişimde sertlik :
Yönetici yükseldikçe, söylediğinin etkisinin arttığını fark edemiyor. Her şeyi hızlı halletmek adına, saygı kelimelerini pas geçiyor, yargılarını apaçık söylüyor, hemen konuşuyor, çok konuşuyor.  Eh bir de gaz veren, sürekli baş sallayanlar varsa, orakla tarlaya girmiş çiftçi misali dili sallıyor, başaklar düşüyor.

  • Hırsı abartmak :

Kendine güven arttıkça, hedefler çoğalıyor. İddialı girişimler yapılıyor. Tabi bu iddiaları yerine getirmek için, cesaret gerek, girişimcilik gerek. Başta çok güzel olan bu özellikler abarttıkça tersine dönebiliyor. Özgüven, egoya dönüşüyor. Cesaret, vurdumduymazlığa. Girişimcilik, odak bölünmesine… Güçlü yönler, hedeflerin gazına geliyor, dönüşüyor ve bozuluyor.

  • Olanı gözlemleyememek:

Yönetici yükseldikçe, sağlıklı geri bildirim alamıyor. Kendisindeki hatadan çok, çevresindeki insanların hatalarını görmeye meyilli hale geliyor. Suçlama miktarı artıyor. Halbuki farklı şeyler oluyor firmada. Ama bunu görmesi için ne kanalı var, ne de vakti! Güvendiği birkaç kişiye fazla güveniyor; diğerlerini onlardan ayırıyor. Bilgi dolaşımı şeffaf değilse, durup bir kendine bakamıyor,  gerçekleri göremiyor.

Dertleri söyledik; dermanı kitapta…

Konuların tamamı, koçluk konuları. Bir durup kendine bakmanın yolu koçluktan geçiyor.

Yöneticiler farkındalığınızı köprüden önce son çıkışa bırakmayın, bazen o da kaçıyor.  

Yazarın diğer yazıları:

Bilgi ve Kayıt Formu